Alabaş;Türkiye’nin dış ticaret açığı 2011 yılının ilk 9 ayında 83 milyar dolara ulaştı. Yıl sonunda 100 milyar doları aşması bekleniyor. Yani ürettiğimizden çok tüketiyoruz, sattığımızdan fazlasını dışarıdan alıyoruz. Bu dış ticaret açığı içinde, taşkömürü için ödenen para da var. Zonguldak’ta yer altında 1 milyar tonun üzerinde kömür var.
Türkiye’de Kömürü ilk bulan Uzun Mehmet Ereğli’ de anıldı.
14 Kasım 2011 tarihinde Kdz. Ereğli Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Fevzi Engin, “Uzunmehmet, Taşkömürü ve Zonguldak” konulu bir konferans verdi. Etkinlikte Zonguldak ve taşkömürü tarihini anlatan bir belgesel iki bölüm halinde sunulurken, öğrenciler ve eski maden işçileri, şiirler ve kompozisyonlar okudu. Etkinliğin sonunda, grizudan kurtulan işçilere, iş kazası sonucu sakat kalan ve mükellefiyet döneminde çalışan işçilere, maden şehitlerinin ailelerine ve etkinliğe katkı sağlayanlara plaket ve çeşitli hediyeler verildi.
Etkinliğe Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu, Gülüç Belediye Başkanı Aydın Güngör, Kandilli Belediye Başkanı Nihat Saral, Gümeli Belediye Başkanı Ahmet Saydam, Ormanlı Belediye Başkanı Yaşar Sever, Çaylıoğlu Belediye Başkanı Rıfkı Güldiken, Gökçeler Belediye Başkan Bekir Çolak, TTK Armutçuk Müessese Müdürü Ömer Demir, CHP Ereğli İlçe Başkanı Hayrettin Kartal ve Alaplı İlçe Başkanı Nuri Tekin, Türk Metal Sendikası Ereğli Şube Başkanı Yusuf Ziya Odabaş, BBP İl Başkanı Sefer Ören, AKP Karadeniz Ereğli İlçe Yönetimi, AKP Alaplı İlçe Başkanı Faruk Çaturoğlu, İl Genel Meclisi Üyesi Kenan Gündoğdu, Belediye Meclisi Üyeleri, GMİS eski yöneticileri, Ereğli Sakatlar Derneği Başkanı İsmail Şentürk maden işçileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinliğin sunuş konuşmasını yapan GMİS Armutçuk Şubesi Başkanı İsa Mutlu, “Ereğli olarak her yıl 8 Kasım’da Uzunmehmet’i anıyoruz.
Kaymakamlık ve Belediye ile birlikte biz de Genel Maden İşçileri Sendikası olarak bu anmaya katılıyoruz.
Biz bu yıl daha aktif olarak katılmak ve anma programını zenginleştirmek istedik.
Ancak 8 Kasım’ın Kurban Bayramı’na denk gelmesi, programı bugün gerçekleştirmemize neden oldu.
Ve az önce de ifade ettiğimiz üzücü olaylar nedeniyle programımızı daralttık.
Bu program ilk olduğu için hoşgörünüze sığınıyoruz.
İnşallah önümüzdeki yıl çok daha zengin programlar yapacağız.
Az sonra Genel Maden İşçileri Sendikamızın çok değerli Genel Başkanı Eyüp Alabaş, bugünün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapacak.
Öğrenci arkadaşlarımız her fırsatta şiirlerini okumaya devam edecekler.
Çok değerli hocamız, Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Sayın Yardımcı Doçent Doktor Fevzi Engin; Uzunmehmet, Taşkömürü ve Zonguldak konulu konferans verecek.
Ben tekrar, göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ediyorum” dedi.
“KÖMÜR YERİNE ŞEHİR ÇIKARDILAR”
Etkinliğin açılış konuşmasını ise GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş yaptı.
Taşkömürü fiyatlarının uluslararası piyasalarda sürekli yükseldiğine ve Türkiye’nin önemli bir dış ticaret açığı bulunduğuna dikkat çeken Alabaş, “Zonguldak’ta yeraltında 1 milyar tonun üzerinde kömür var. Ama biz kendi kaynaklarımızı üretmiyoruz.
Türkiye Taşkömürü Kurumu, yılda 5 milyon ton üretecek kapasiteye sahip, ama 2 milyon tonun altında üretiyor. Kömür fiyatlarının 300 doları aştığı şu günlerde bu kömürü çıkartmayacaksak ne zaman çıkartacağız? Biz bu gerçekleri herkese anlatıyoruz” dedi.
Alabaş şöyle konuştu;
“Bu etkinliği düzenleyen ve bizleri bir araya getiren Sendikamız Armutçuk Şubesi Yönetim Kurulu’na teşekkür ediyorum. Başta bölgemizde taşkömürünü ilk bulan Uzun Mehmet olmak üzere, maden kazalarında yaşamını yitiren 5 bine yakın maden şehidimizi ve meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiren binlerce büyüğümüzü, rahmet ve şükranla anıyorum. Kısa süre önce Van’da meydana gelen depremlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza ve terör olaylarında yaşamını yitiren şehitlerimize Allah’tan rahmet ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Aramızdan ayrılışının 73. Yıldönümünde, 10 Kasım günü ulusça andığımız Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygı, sevgi, şükran ve rahmetle anıyoruz.
“Derin toprakları altındaki servet-i madeniyye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir” diyerek, Kurtuluş Savaşı ile birlikte Zonguldak Kömür Havzası’na sahip çıkan Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, tam bağımsızlık için ekonomik bağımsızlık şarttır anlayışından uzaklaşanlara karşı her şart altında mücadele veren, Zonguldak’ı ve kömürü anlatan ve üreten herkese şükranlarımızı sunuyorum.
Bu mücadele içinde, 17 Kasım’da 65. Kuruluş Yılını kutlayacağımız Genel Maden İşçileri Sendikamızın adını tarihe altın harflerle yazdıran başta Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer olmak üzere tüm sendikacı ağabeylerimizi saygıyla anıyorum.
BÖLGEMİZ, KÖMÜR İLE HAYAT BULDU
1848 yılından itibaren önce kömürün önemini bilen yabancılar bölgemize gelmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, İngilizi, Fransızı, Almanı, İtalyanı bu değerli varlığımızı alıp götürmüşlerdir.
Açlık, yoksulluk ve sefalet içinde zorla çalıştırıldığımız dönemler olmuş ve canımızı, kanımızı, kömürümüzü verirken madenciliği öğrenmişiz. Kurtuluş Savaşı ile birlikte sanayileşme adımları atılırken, Ankara’dan sonra İkinci olarak il yapılan Zonguldak, maden ocaklarının devletleştirilmesiyle birlikte ülkemiz sanayisini besleyen ana damarlardan biri olmuştur. Yüksek kalorili kömürümüz, demir-çelik fabrikalarımız, enerji santralimiz ve diğer fabrikalarımızla, ülkemiz ekonomisine uzun yıllar can verdik ve vermeye de devam ediyoruz.
TTK’DA 11 BİN CİVARINDA İŞÇİ ÇALIŞIYOR
1980 darbesinden sonra duraklama sürecine giren bölgemiz, 1990 yılından sonra gözden çıkarılmak istendi. Ocaklarımız kapatılmak, küçültülmek, Kardemir kapatılmak, Erdemir satılmak istendi.
Zonguldak-Karabük-Bartın, yani Büyük Zonguldak olarak verdiğimiz mücadele ile bu girişimleri engelledik.
Bu saldırıları durdurduk ama bu dönem bizim için bir gerileme dönemi oldu.
1990 yılının başında 35 bin civarında maden işçisi ile çalışan Türkiye Taşkömürü Kurumu, 2002 yılına gelindiğinde 16 bin maden işçisi ile çalışıyordu. Bugün ise Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda yaklaşık 11 bin maden işçisi çalışıyor. Özel sektör maden işletmelerinde çalışanlarla birlikte bölgemizde yaklaşık 16 bin maden işçisi bulunuyor.
ZONGULDAK’TAN KÖMÜR ÇIKARMAK YERİNE ŞEHİR ÇIKARDILAR
Türkiye’nin yıllık taşkömürü ihtiyacı 1980 öncesinde 10 milyon tonun altında iken, Türkiye Taşkömürü Kurumu, 5 milyon ton civarında taşkömürü üretiyordu. Yani ihtiyacımızın yarısını kendimiz üretiyorduk.
1980 ve özellikle 1990 sonrasında izlenen ekonomik politikalar sonucunda, bugün 2011 yılına gelindiğinde herşey ters yüz oldu.
Kömür ihtiyacımız hızla artarken, üretimimiz hızla geriledi. Türkiye’nin tek taşkömürü bölgesi olan Maden Havzamızdan kömür çıkarmak yerine “şehir” çıkardılar. Kömür üretimi düştü, şehir üretimi arttı. Bartın ve Karabük ilçeleri, il oldu.
TÜRKİYE’NİN YILLIK 25 MİLYON TON TAŞKÖMÜRÜNE İHTİYACI VAR
Bugün Türkiye’nin yıllık taşkömürü ihtiyacı 25 milyon tona yakın. Zonguldak Kömür Havzası’ndan, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve özel sektör olarak toplam üretimimiz ise 3 milyon ton civarında. Yani ihtiyacımızın çok az bir kısmını, yaklaşık yüzde 10-12’sini üretiyoruz. Yılda yaklaşık 2 milyar dolarımız dışarıya gidiyor.
Ve son aylarda kömür fiyatları hızla arttığı için bu rakam hızla yükseliyor. Böyle giderse taşkömürü için dışarıya ödeyeceğimiz para yılda 3 milyar doları geçecek.
KENDİ KAYNAKLARIMIZI ÜRETMİYORUZ
Türkiye’nin dış ticaret açığı 2011 yılının ilk 9 ayında 83 milyar dolara ulaştı. Yıl sonunda 100 milyar doları aşması bekleniyor. Yani ürettiğimizden çok tüketiyoruz, sattığımızdan fazlasını dışarıdan alıyoruz. Bu dış ticaret açığı içinde, taşkömürü için ödenen para da var. Zonguldak’ta yer altında 1 milyar tonun üzerinde kömür var.
Ama biz kendi kaynaklarımızı üretmiyoruz. Türkiye Taşkömürü Kurumu, yılda 5 milyon ton üretecek kapasiteye sahip, ama 2 milyon tonun altında üretiyor. Kömür fiyatlarının 300 doları aştığı şu günlerde bu kömürü çıkartmayacaksak ne zaman çıkartacağız? Biz bu gerçekleri herkese anlatıyoruz.
Genel Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu olarak, hazırladığımız raporu önce Ankara’ya giderek Meclis’te Zonguldak, Bartın ve Karabük milletvekillerimize sunduk. Sonra siyasi partilerimize, Sayın Valimize sunduk. Önümüzdeki günlerde meslek odalarına ve diğer demokratik kitle örgütlerine sunacağız.
YERALTI HAZIRLIKLARI VAR. İŞÇİ ALINIRSA ÜRETİM ARTAR.
2005 yılından bu yana yeraltı hazırlıklarını sürdüren Türkiye Taşkömürü Kurumu’na işçi alınırsa kısa sürede kömür üretimi artırılabilir. Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, işçi alınması için ilgili bakanlıklara yazı yazdı, ama hâlâ bir cevap alınamadı. Yazıktır, günahtır, kömür var, kömür kazmaya hazır işsizimiz var, ama biz dışarıya para verip kömür alıyoruz. Bakınız, özel sektör kömür üretimini artırmak için çırpınıyor. Çünkü koklaşabilir kömürün fiyatı 300 doları aştı, yüksek kalorili taşkömürünün fiyatı da 200 doları geçti.
Özel sektör üretimi artıramıyor. Neden? Çünkü yeraltında hazırlık yapmak zaman ister. Kömürü hemen bulamazsınız.
ŞANSI KULLANIMIYORUZ, ÇÜNKÜ YETERLİ İŞÇİ YOK
Türkiye Taşkömürü Kurumu, uzun yıllar hazırlık yaptı ve üretebilecek durumda.
Bu bir şanstır. Ama bu şansı kullanamıyoruz çünkü yeterli işçi yok.
Kömür fiyatlarının arttığı bugünlerde işçi alırsa, üretimi artırır TTK’yı zarardan kurtarırız.
İşsizimiz iş bulur. Zonguldak, Bartın, Karabük, Ereğli ekonomisi canlanır.
Türkiye’nin dışarıya ödediği para azalır. Bu kurumun en az 3 bin işçiye ihtiyacı var.