Eğitim kurumlarında öğretmenlerin para dilenen kişi olmasının yarattığı sakıncalara değinen Başaran Milli Eğitim Bakanlığına yazılı bir açıklama yaptı. Başaran’ ın açıklaması şöyle;”
Eğitimin bir ulusun geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Tüm gelişmiş ve kalkınmış çağdaş uluslar insanlarının eğitim düzeyini yükselterek bu başarıya ulaşmışlardır. Çünkü eğitim, bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan, ekonomik kalkınmayı destekleyen, kültürel değerleri koruyup geliştirerek gelecek nesillere aktarılması işlevini gerçekleştiren bir süreçtir.
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 78.maddesine göre çalışanların maaş ve ücretlerinin dışında kalan “Küçük onarımlar, okulların genel giderleri, yoksul öğrencilere parasız olarak verilecek okul kitapları ve ders levazımı bedeli, öğrencilerin yiyecek, giyecek noksanlarının telafisi, esaslı hastalıklarının tedavisi, pansiyonlu ilköğretim okullarının ve tamamlayıcı kursların ve sınıfların masrafları gibi her türlü giderleri” Özel İdare bütçesinden karşılanması gerekmektedir.
Hem Anayasa’nın, hem yasanın emredici hükümleri ortadayken MEB ilköğretim okullarına yıllardır yeterli ödenek ayırmayarak bu okulların yükünü velilerin sırtına yüklemiştir. Okullarda velilerden zorla bağış adı altında paralar toplanmış, öğretmenlerimiz ve okul müdürlerimiz adeta öğrencilerden para tahsil eden tahsildara dönüştürülmüşlerdir. Öğrencilerimiz küçük düşürülmüş, psikolojileri bozulmuştur.
Sendika olarak velilerden, öğrencilerden bağış adı altında zorla para toplanmasına hep karşı çıktık ve sürekli olarak da bakanlığı, hükümeti uyardık. Eğitimin özelleştirilmesine ve ticarileştirilmesine karşı mücadele ettik.
Milli Eğitim Bakanlığı, 20.07.2011 tarihinde 577 (2011/40) sayılı genelgesinde: “ kayıt kabullerinde ve diploma verilirken kesinlikle bağış talep edilmeyecektir ” diyerek velilerden zorla bağış alınmasını yasaklamıştır. Bu genelgeye bağlı olarak 20.09.2011 tarih ve 4884 sayılı valiliklere gönderdiği yazı ile de “ her tür ve düzeydeki resmi eğitim-öğretim kurumlarında 2011-2012 eğitim-öğretim yılı öğrenci kayıt kabullerinde ve diploma verirken para, alınıp alınmadığı hususunun okul-aile birlikleri hesapları ile birlikte 30.09.2011 tarihine kadar incelenmesini” istemiştir. Okullara yeterli ödenek göndermeyen bakanlığın genelge yayınlaması ve inceleme başlatması çelişkili bir durumdur. Bu anlamda sendika olarak bakanlıktan talebimiz, Anayasa’nın, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun gereklerini yerine getirerek okullara gereksinimlerini karşılayacak bütçe ayırması ve ödenek göndermesidir. Yeterli ödenek gönderildiği halde vatandaştan, öğrenciden bağış adı altında zorla para toplanıyorsa o zaman ilgililer hakkında inceleme ve soruşturma yapılmalı, suçlu olanlar cezalandırılmalıdır.
Bunun yanında bakanlığın yayınlanan genelgeye rağmen bağış toplamış yöneticiler hakkında yapılacak inceleme ve soruşturmalarda objektif davranıp davranmayacağı konusunda sendika olarak endişelerimiz bulunmaktadır. Bu inceleme ve soruşturmaların bazı yöneticilerin görevine son vermek için bir bahane ve fırsat oluşturması kaygısını taşımaktayız.
Milli Eğitim Bakanlığı, öncelikle okullara ayrılan bütçe ile ilgili olarak üzerine düşeni yapmalı, okul müdürleri ile velileri maddi konularda karşı karşıya bırakarak, idarecileri hedef haline getirmekten bir an önce vazgeçmelidir.”
HALKPOSTASI ARAŞTIRDI
Bu konuyla ilgili Halkpostası Gazetesinin yaptığı araştırma sonucunda, Milli Eğitim Bakanlığının okullara yeterli ödenek göndermemesi üzerine okulların, Elektrik, doğalgaz, su, telefon ve hizmetli giderlerinin zaruri olarak okulların koruma dernekleri öğrenci velileri, hayırsever vatandaşların bağışları ve zaman zaman okul adına düzenlenen kermes gibi etkinliklerle giderler karşılanmak zorunda kalınmaktadır. Bazı okulların telefon borcunu ödeyememesinden dolayı, Ankara bölge müdürlüğü “borcunuzu ödemediğiniz takdirde okulunuzun telefonu kesilecektir” diye ihtarname göndermesi ülkemiz adına gerçekten üzücü ve utanç verici bir durumdur. Ülkemizde ve bölgemizde buna benzer tatsız durumların yaşanmaması için bir an evvel sağlıklı bir çözüm üretilmesi gerekmektedir.